3 Ocak 2014 Cuma

Alzheimer

Alzheimer Hastalığı Nedir?
Alzheimer hastalığı halk arasında bilinen adı ile bunama, günlük yaşam işlevlerini etkileyen hafıza, konuşma, yorumlama, mantıklı düşünme de dahil olmak üzere bütün zihinsel yeteneklerin ilerleyici geri dönüşümsüz kaybının olduğu bir hastalıktır.
Alzheimer hastalığı aslında demans (bunama) hastalığının en sık görülen tipidir, ikinci sıklıkla görülen demans tipi ise, beyin damarlar hastalıkları sonucu oluşan vasküler (damarsal) demanstır.
Daha genç yaşlarda da Alzheimer hastalığının olabileceği bilinmekle birlikte, hastalık genellikle 60 yaşından sonra ortaya çıkar. Araştırmalar beyindeki özgül bazı sinir hücrelerinin dejenere olduğunu ve beynin küçüldüğünü göstermiştir. Beynin tutulan alanlarına ait işlevler yavaş yavaş kaybedilir, özellikle bellekte (özellikle de kısa süreli bellek), yoğunlaşmada, yönelimde, soyut düşünmede bozuklukların yanı sıra kişilik ve davranışsal değişiklikleri ortaya çıkar ve sonunda yıkanma ve giyinme gibi gündelik etkinlikleri yerine getirme yeteneği kaybolur.
Alzheimer'ın nedeni nedir?
Hastalığın oluşmasında bir çok etken suçlanmakla birlikte, kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. İleri yaş, aile bireylerinin biri veya daha fazlasında Alzheimer hastasının olması, çevresel faktörler gibi etkenlerin tümünün bir arada rol oynadığı düşünülmektedir.
Belirtileri nelerdir?
- Unutkanlık: İsimleri, telefon numaralarını ve randevuları ara sıra unutup daha sonra hatırlamak normal bir durumdur. Bu hastalıkta ise hastalar yakın geçmişteki olayları, isimleri ve telefon numaralarını daha sık unuturlar ve bir daha hatırlamazlar, aynı soruları tekrar tekrar sorarlar.
- Zaman ve mekanın farkındalığında kayıp: Hangi günde olduğumuzu ve nereye gideceğimizi bir an için unutmak doğaldır. Alzheimer hastaları günü, ayı, yılı unutabilir. Her gün geçtikleri sokaklarda kaybolabilir. Nerede olduklarını, oraya nasıl geldiklerini ya da evlerine nasıl gideceklerini bilemeyebilir.
- Yaşamsal işlevlerini yürütmede zorluk: Normal insanlar bazen yemeği fırında unutup yemek yandıktan sonra hatırlar. Alzheimer hastaları ise yemeği fırında unutmakla kalmaz, hazırladığını bile hatırlamayabilir. Kendilerine bakmakta, uygun elbiseler seçmekte güçlük çeker.
- Sözcük bulmada güçlük: Hepimiz bazen konuşurken bazı sözcükleri bulmakta zorluk çekeriz. Alzheimer hastaları çok basit bir sözcüğü  bulamayabilir yada yerine uygun olmayan başka bir sözcük kullanabilir.
- Yargı ve karara varmada güçlük: Alzheimer hastaları olayları doğru yargılayıp, doğru sonuçlara gitmede, geleceği planlamakta güçlük çekebilir.
- Düşünme becerisinde güçlük: Pratik yöntemlerle, günlük bazı karmaşık sorunların üstesinden gelebilir. Alzheimer hastaları ise pratik çözümler üretmede güçlük çekerler.
- Günlük kullanılan eşyaları yanlış yere koyma: Cüzdan ya da anahtarımızı olağan dışı bir yere koyup sonra da aradığımız olur. Alzheimer hastaları ise eşyalarını olmadık yerlere, örneğin gözlüğü buzdolabına, saatini şeker kavanozuna koyarlar.
- Uyku bozukluğu: Uykuya dalma güçlüğü, sık uyanmalar, geceleri dolaşma ve gece uykusu yerine gündüz uyuma gibi uyku bozuklukları Alzheimer hastalığında yaygındır.
- Ruh hali değişimi: Hepimiz zaman zaman üzgün ya da kaygılı olabiliriz. Alzheimer hastalığının %40-50’sinde depresyonun varlığı bildirilmektedir. Bu hastalar çok çabuk ağlayabilir, alıngan ya da sinirli hale gelebilir, içine kapanabilir, yanlış inançlar gösterebilir ve suçlayıcı olabilirler.
- Davranış değişimleri: Bu hasta gurubunda en sık görülen davranışsal değişiklikler donukluk hiçbir şey yapma isteği duymama, şüphecilik görülürken daha ileri evrelerde amaçsız gezinme ve saldırganlık, insanların bir şeyler çaldıkları, o evin kendi evi olmadığı, eşinin yerine başkasının geçmiş olduğu, terk edilme, sadakatsizlik gibi mantıklı açıklaması olamayan psikotik davranışlar görülür.
Seyri nasıldır?
Alzheimer hastalığını, başlıca 3 evreye ayırmak mümkündür.
1.EVRE: 2-4 yıllık bir süreci tanımlar, belirtiler henüz net anlaşılır düzeyde değildir. Hastalar özellikle yakın zamana ait bilgileri hatırlamakta zorluk çeker. İşinde verimliliği düşer, bunun farkına varıp, sinirli, çekingen veya depresif sıkıntılı bir ruh haline girebilirler. Zaman ve mekan tanımlamada zorluk çeker ve bazen kaybolabilirler. Çoğu zaman yakınları, bütün bunların yaşlılıkta doğal olabileceğini düşünme yanılgısına düşerler.
2.EVRE: 8-10 yıllık bir süreci kapsar, İlk evredeki belirtiler artarak günlük yaşamı olumsuz şekilde etkilemeye başlar. Bellek kaybı arttığı için yakınlarının bile isimlerini unutur. Yıkanma, giyinme gibi günlük işleri kendi başına yapamaz. Para kullanmakta güçlük çeker, konuşması bozulur, hayaller görmeye, yanlış inançlara kapılmaya başlar.
3.EVRE: 1-3 yıllık bir süreci kapsar, artık tümüyle bağımlı hale gelir, çoğu zaman yatağa bağımlıdır, bedensel bozuklukları vardır. Kendi kendine yemek yiyemez, yürüyemez, hatta idrar ve dışkısını kontrol edemez. Ailesini tanıyamaz ve belirgin davranış bozuklukları baş gösterir.
Alzheimer Hastalığı, yıllar içinde sinsice ilerleyerek hem hasta, hem de yakınları için ağır bir yük oluşturur. Eğer bir kişide yukarıda belirtilen belirtilerin bir kısmı bile ortaya çıkmışsa, vakit kaybetmeden, uzman bir hekim tarafından tetkik edilmelidir. Erken dönemde tanınması, hem tedavi hem de bazı pratik önlemlerle hastanın ve yakınlarının yaşam kalitesinin yüksek tutulmasını sağlayacaktır.
Tanısı nasıl konur?
Hastalığın teşhisinde hala spesifik bir test mevcut değildir. Tanısı aile bireylerinden alınan öykü, klinite kullandığımız bir takım testler ile zihinsel işlevlerin değerlendirilmesi,  EEG, beyin görüntülenmesi(MR, CT), serum testleri ile benzer belirtiler gösteren diğer hastalıkların dışlanması ile konur. Hastalığın erken teşhisi konusunda nöroloji ve psikiyatri uzmanlarına da başvurmak gerekir.
Tedavisi mümkünmüdür?
Orta ve ileri evre Alzheimer hastalığını olan hastaların tedavi ile normal yaşamlarına dönme beklentisi hastalığın doğası gereği mümkün değildir. En büyük çaba erken teşhis ve risk altındaki bireylerin belirlenip hastalık gelişmeden önlem almaktır. Erken evrede hastalığı ilerlemesini engelleyen bir takım ilaçlar kullanmaktır. Alzheimer tedavisi kadar önemli olan bir diğer durumda demansın beyin damar hastalığı gibi diğer nedenlerini belirleyip tedavi etmektir
Takiplerinde yaşanan zorluk, korkular nedir ne yapılabilir?
Erken evrelerde Alzheimer hastaları ve özellikle yakınlarının yaşadığı en büyük zorluk bu hastalığı kabullenme ve beraberinde acaba bende, kardeşimde, çocuklarımda da ilerde bu hastalık gelişecek mi korkusudur. Süreç ilerledikçe bu sorunlarla birlikte hastalardaki davranış değişiklikleri, saldırganlık, uyku bozuklukları, beslenme güçlüğü, araya giren enfeksiyonlar yaşla beraber artan diğer hastalıklar ile mücadele önem kazanmaktadır. Hastalığın her döneminde hastaların ve özellikle hasta yakınlarının, eğitime ve psikolojik desteğe ihtiyacı vardır.
Avcılar Hospital olarak imkanlarımız nelerdir ve sizlere nasıl yardımcı olabiliriz?
Hastanemiz 2010 yılında nöropsikiyatri birimi sahibi oldu. Bu klinikte nöroloji uzmanı, psikiyatri uzmanı, çocuk psikiyatrisi uzmanı, biri erişkin, biri çocuk psikologu olmak üzere iki psikolog hizmet vermektedir.
Özelde konumuz nedeni ile Alzheimer hastalığı genelde nöroloji ve psikiyatri uzmanlıkları alanındaki tüm hastalıklar konusunda, klinik deneyimlerimizi, bilimsel araştırmalar ışığında tanı yöntemleri, uygulamalar ve tedavi yöntemleri konusunda en yeni bilgilerle birleştirerek hastalarımızla ilgilenmekteyiz.

Ayrıca gerek erken dönemde hastalığın teşhisi, tedavisinin başlanması, ailelerin eğitimi, aile bireylerinde bu hastalıkların gelişme ihtimali olanların belirlenmesi konusunda bir bilimsel çaba ilerisindeyiz. İleri evre hastaları gerekirse arada yatırarak diğer branşlar ile birlikte değerlendirip yaşanan beslenme sorunlarını, araya giren enfeksiyonları, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği, ritim sorunları, sıvı desteği, daha ağır durumlarda yoğun bakımda takiplerini yapmaktayız. Ayrıca ambulanslı bir ekibimizle de hastaları yaşadıkları ortamda değerlendirip pratik önlemleri alarak hayatlarını kolaylaştırmaya çalışıyoruz.